"buoyant" in Turkish
Definition
Su ya da havada yüzebilen; ayrıca bir kişinin ya da şeyin neşeli ve iyimser olduğu durumları da anlatır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ve yazılı dilde; 'buoyant mood', 'buoyant market' gibi kalıplarda rastlanır. Sıradan mutluluğu anlatmak için kullanılmaz, bunun yerine 'mutlu', 'neşeli' denir.
Examples
The boat is very buoyant and doesn't sink easily.
Tekne çok **yüzer** ve kolay kolay batmaz.
She has a buoyant personality and makes everyone smile.
Onun kişiliği çok **neşeli** ve herkesi güldürüyor.
Corks are very buoyant and float on water.
Mantarlar çok **yüzer** ve suda yüzerler.
After winning the award, his mood was noticeably buoyant.
Ödül kazandıktan sonra havası gözle görülür şekilde **neşeliydi**.
The stock market remained buoyant despite bad news.
Kötü haberlere rağmen hisse senedi piyasası **neşeliydi**.
Kids tend to be more buoyant after a holiday break.
Çocuklar tatil sonrası genellikle daha **neşeli** olur.