"bungled" in Turkish
Definition
Bir işin dikkatsiz ya da bilgisizce kötü şekilde yapılıp hatalar veya başarısızlıkla sonuçlanması.
Usage Notes (Turkish)
‘Berbat etmek’ ve ‘yüzüne gözüne bulaştırmak’ ifadesi daha çok eleştirel ve resmi cümlelerde kullanılır. 'bungled operation' gibi deyimlerle karşılaşılır.
Examples
The company bungled the delivery and sent the wrong package.
Şirket teslimatı **berbat etti** ve yanlış paketi gönderdi.
The police bungled the investigation.
Polis soruşturmayı **yüzüne gözüne bulaştırdı**.
He bungled the repair and the leak got worse.
O tamiri **berbat etti**, sızıntı daha da kötüleşti.
The rollout of the new software was bungled from the start.
Yeni yazılımın yaygınlaştırılması baştan beri **berbat edildi**.
The meeting was completely bungled because no one prepared.
Toplantı tamamen **berbat oldu** çünkü kimse hazırlık yapmadı.
She was embarrassed after she bungled her speech in front of everyone.
Herkesin önünde konuşmasını **berbat ettiği** için utanmıştı.