"bulldoze" in Turkish
Definition
Bir şeyi buldozer ile yıkmak veya temizlemek; ayrıca kendi düşüncelerini ya da eylemlerini başkalarının fikirlerini dikkate almadan zorla kabul ettirmek anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Hem gerçek anlamda (inşaatta buldozer kullanmak) hem de mecaz anlamda (zorla bir şeyi kabul ettirmek) kullanılır; özellikle mecaz anlamı olumsuz bir hissiyat taşır.
Examples
The workers will bulldoze the old house tomorrow.
İşçiler yarın eski evi **buldozer ile yıkacak**.
They had to bulldoze trees to build the new road.
Yeni yolu yapmak için ağaçları **buldozer ile yıktılar**.
Don’t bulldoze your friends when you disagree.
Fikir ayrılığınız olduğunda arkadaşlarınıza **zorla kabul ettirmeye çalışmayın**.
City hall decided to bulldoze the old shopping center last month.
Belediye geçen ay eski alışveriş merkezini **buldozer ile yıktı**.
He tried to bulldoze his ideas through the meeting, but no one agreed.
Toplantıda fikirlerini **zorla kabul ettirmeye çalıştı** ama kimse kabul etmedi.
Sometimes you can't just bulldoze your way through problems—you have to listen.
Bazen sorunları sadece **zorla aşarak** çözemezsin—dinlemelisin.