"budging" in Turkish
Definition
Bir yerden hafifçe hareket etmek ya da fikrini veya tavrını değiştirmek. Genellikle bir şeyin ya da birinin hiç değişmediğini veya hareket etmediğini belirtmek için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz biçimde ('not budging') inatçılık ya da değişmeye isteksizliği anlatır. Hem fiziksel hareket hem fikirde değişmezlik için yaygındır.
Examples
The door isn't budging at all.
Kapı hiç **kımıldamıyor**.
He kept pushing, but the rock wasn't budging.
İtti ama kaya **kımıldamıyordu**.
Her opinion wasn't budging even after hearing the facts.
Gerçekleri duymasına rağmen fikri hiç **değişmedi**.
I'm not budging on this issue, no matter what you say.
Bu konuda, ne dersen de **fikrimden dönmem**.
I tried turning the handle, but it's not budging.
Kolu çevirmeye çalıştım ama hiç **kımıldamıyor**.
After all our arguments, you're still not budging?
Bunca tartışmadan sonra hâlâ **fikrinden dönmüyor musun**?