"bring to a climax" in Turkish
Definition
Bir olay, hikaye veya durumu en heyecanlı veya gergin anına ulaştırmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle hikaye, etkinlik veya gösterilerin en heyecanlı anını anlatırken kullanılır. Kişiler için değil, olaylar için uygundur.
Examples
The director tried to bring to a climax the story at the end of the movie.
Yönetmen, filmin sonunda hikayeyi **doruk noktasına çıkarmaya** çalıştı.
Music can really bring to a climax a dramatic scene.
Müzik, dramatik bir sahneyi gerçekten **doruk noktasına çıkarabilir**.
He used a suspenseful moment to bring to a climax the speech.
Gerilimli bir anı kullanarak konuşmayı **doruk noktasına çıkardı**.
The last chapter really brings the whole story to a climax.
Son bölüm gerçekten tüm hikayeyi **doruk noktasına çıkarıyor**.
They added fireworks to bring the celebration to a climax.
Kutlamayı **doruk noktasına çıkarmak** için havai fişek eklediler.
The tension in the room was brought to a climax when she made her announcement.
Onun açıklamasıyla odadaki gerilim **doruk noktasına ulaştı**.