아무 단어나 입력하세요!

"bring into play" in Turkish

devreye sokmakuygulamaya koymak

Definition

Bir fikir, yetenek ya da kaynağı bir durumda kullanmaya başlamak. Sonuca etki etmek için yeni bir şeyi uygulamaya almak anlamında kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Resmi veya yazılı dilde, çoğunlukla iş hayatı, spor ya da strateji konuşmalarında geçer. 'bring X into play' belirli bir kaynak ya da yeteneği kullanmaya başlamak anlamına gelir.

Examples

We need to bring into play all our resources to finish the project.

Projeyi bitirmek için tüm kaynaklarımızı **devreye sokmamız** gerekiyor.

Her quick thinking was brought into play during the emergency.

Acil durumda onun hızlı düşünme yeteneği **uygulamaya koyuldu**.

The new law brings into play stricter rules for companies.

Yeni yasa şirketler için daha sıkı kuralları **devreye sokuyor**.

If negotiations fail, other options may be brought into play.

Müzakereler başarısız olursa, diğer seçenekler **devreye sokulabilir**.

Coach decided to bring into play the younger players in the last half.

Koç, ikinci yarıda genç oyuncuları **oyuna sokmaya** karar verdi.

Sometimes, a little creativity needs to be brought into play to solve tough problems.

Zor sorunları çözmek için bazen biraz yaratıcılığı **devreye sokmak** gerekir.