"bootblack" in Turkish
Definition
Para karşılığında başkalarının ayakkabılarını boyayan ve parlatan kişidir; genellikle çocuk ya da genç olur.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime eski, nostaljik veya edebi bir hava taşır; günümüzde ‘ayakkabı boyacısı’ ya da sadece ‘boyacı’ daha sık kullanılır.
Examples
The bootblack polished my shoes quickly.
**Ayakkabı boyacısı** ayakkabılarımı hızlıca parlattı.
A young bootblack worked on the corner every day.
Genç bir **ayakkabı boyacısı** her gün köşede çalışıyordu.
My grandfather was a bootblack when he was a boy.
Dedem çocukken **ayakkabı boyacısı**ydı.
Back in the 1920s, you’d see a bootblack on nearly every city street.
1920'lerde neredeyse her şehir caddesinde bir **ayakkabı boyacısı** görürdünüz.
He started as a bootblack, but eventually opened his own shoe repair shop.
Önce **ayakkabı boyacısı** olarak başladı, sonunda kendi ayakkabı tamir dükkânını açtı.
"Have you ever met a real bootblack?" she asked, curious about old city life.
"Gerçek bir **ayakkabı boyacısı** hiç gördün mü?" diye sordu; eski şehir hayatını merak ediyordu.