"boast about" in Turkish
Definition
Kendi başarılarını, sahip olduklarını veya yeteneklerini başkalarını etkilemek için aşırı şekilde övmek.
Usage Notes (Turkish)
Günlük ve yarı resmi konuşmalarda kullanılır; genellikle olumsuz bir anlam taşır. 'övünmek' fiilinin ardından 'başarıları', 'arabası' gibi konular gelir. 'anlatmak' (neutral) ile karıştırmayın; 'brag' ise daha argo ve olumsuzdur.
Examples
He likes to boast about his new car.
Yeni arabasıyla **övünmeyi** sever.
Please don't boast about your grades.
Lütfen notlarınla **övünme**.
She never boasts about her achievements.
O, başarılarıyla asla **övünmez**.
Stop trying to boast about how much money you make—nobody cares.
Ne kadar para kazandığını **övünmeyi** bırak—kimsenin umurunda değil.
People who boast about everything can be exhausting to talk to.
Her konuda **övünen** insanlarla konuşmak yorucu olabilir.
After winning the match, he couldn't help but boast about his skills.
Maçı kazandıktan sonra yetenekleriyle **övünmeden** duramadı.