아무 단어나 입력하세요!

"bludgeoned" in Turkish

dövmeksopa ile öldürmek

Definition

Birini ağır bir cisimle ya da sopayla sert şekilde dövmek. Mecazi olarak tamamen mağlup olmayı ya da baskı altında kalmayı da anlatabilir.

Usage Notes (Turkish)

Resmi ve haber dili, suç veya tarihsel anlatımlarda yaygındır. Günlük konuşmada nadirdir. 'bludgeoned to death' ölümcül dövülmek, 'bludgeoned by criticism' aşırı eleştiriyle ezilmek anlamında kullanılır.

Examples

He was bludgeoned with a heavy stick.

O, ağır bir sopayla **dövüldü**.

The victim was bludgeoned to death.

Mağdur **sopa ile öldürüldü**.

He felt bludgeoned by all the negative comments.

Tüm olumsuz yorumlardan kendini **ezilmiş** hissetti.

The press bludgeoned the politician with tough questions.

Basın, siyasetçiye zor sorularla **yüklenip zor durumda bıraktı**.

She felt mentally bludgeoned after the stressful meeting.

Yoğun toplantıdan sonra kendini zihinsel olarak **ezilmiş hissetti**.

The team was completely bludgeoned in the finals, losing 5–0.

Takım finalde tamamen **hezimete uğradı** ve 5-0 kaybetti.