"bleating" in Turkish
Definition
Koyun veya keçinin çıkardığı ince ses; ayrıca birinin zayıf ya da sürekli sızlanmasını tanımlamak için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Hayvanlar için tipik bir sestir; insanlar için kullanıldığında zayıf ve sürekli şikayet anlamı katar, genellikle hafif alaycıdır.
Examples
The bleating of the sheep woke me up.
Koyunun **mele sesi** beni uyandırdı.
We heard bleating from the barn.
Ahırdan **mele sesi** duyduk.
The goat started bleating loudly.
Keçi yüksek sesle **mele sesi** çıkarmaya başladı.
All this bleating about unfair rules is getting old.
Bu adil olmayan kurallarla ilgili sürekli **sızlanma** artık sıkıcı olmaya başladı.
There was constant bleating from the kids about going to bed early.
Çocuklardan sürekli erken yatmakla ilgili **sızlanma** geliyordu.
Ignore his endless bleating; he's always negative.
Onun bitmek bilmeyen **sızlanması**na aldırma; hep olumsuzdur.