"blazed" in Turkish
Definition
Bir şeyin şiddetli bir şekilde yanması ya da çok parlak olması; argo olarak ise birinin aşırı uyuşturucudan kafasının güzel olması anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Blazed', gerçek bir yangın, güçlü bir parıltı ya da esrar gibi maddelerden kafa güzel olma durumunu belirtebilir. Argo anlamı resmî yazışmalarda kullanılmaz. 'Blessed' ile karıştırmayın.
Examples
The forest was blazed by the wildfire.
Orman, yangın sebebiyle **alevlendi**.
The house was blazed with lights for the festival.
Ev, festival için ışıklarla **parladı**.
He was so blazed he couldn’t stop laughing.
O kadar **kafası güzeldi** ki, gülmeyi kesemedi.
The singer’s outfit blazed under the stage lights.
Şarkıcının kıyafeti sahne ışıkları altında **parladı**.
We walked outside and the sun blazed in our eyes.
Dışarı çıktık ve güneş gözlerimize **parladı**.
Dude, I was so blazed last night I forgot my own name!
Dostum, dün gece o kadar **kafası güzeldim** ki, kendi adımı unuttum!