아무 단어나 입력하세요!

"blather" in Turkish

zırvalamakboş konuşmak

Definition

Önemsiz ya da saçma şeyler hakkında uzun süre konuşmak; boş ya da anlamsız konuşmak.

Usage Notes (Turkish)

Resmiyetten uzak ve hafif alaycı bir şekilde kullanılır; anlamsızca ve gereksizce konuşanları eleştirirken söylenir. Resmi yazışmalarda kullanılmaz.

Examples

He likes to blather about his weekend plans.

Hafta sonu planları hakkında **zırvalamayı** seviyor.

Don't just blather—give me real answers.

Sadece **zırvalama**—bana gerçek cevaplar ver.

The kids blathered on during the whole car ride.

Çocuklar araba yolculuğu boyunca **zırvaladılar**.

All he does in meetings is blather about things no one cares about.

Toplantılarda yaptığı tek şey kimsenin umrunda olmayan şeyler hakkında **zırvalamak**.

You can blather all night, but I'm still going to bed early.

Bütün gece **zırvalayabilirsin**, ama ben yine de erken yatacağım.

I zoned out because she started to blather on about her cat again.

O yine kedisinden **zırvalamaya** başlayınca ben dalıp gittim.