"blackmail into doing" in Turkish
Definition
Birini tehdit ederek, istemediği bir şeyi yapmaya zorlamak. Genellikle gizli bilgilerle tehdit edilir.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve gayriresmi kullanılabilir ama genelde ciddi, zorlayıcı durumlarda geçerlidir. ‘blackmail someone into doing something’ şeklinde nesne ve eylem ile kullanılır.
Examples
He tried to blackmail her into doing his homework.
O, ödevini yaptırmak için onu **şantaj yaparak zorladı**.
She was blackmailed into doing something illegal.
O, yasadışı bir şeyi **şantaj yapılarak yapmak zorunda bırakıldı**.
The boss blackmailed him into doing extra work.
Patron ona fazladan iş **şantajla yaptırdı**.
He felt terrible after being blackmailed into doing something he regretted.
**Şantaj yapılarak bir şey yaptırıldıktan** sonra kendini çok kötü hissetti.
I can't believe she managed to blackmail him into doing her chores all year.
Onun tüm yıl boyunca işlerini **şantajla yaptırmayı** başarmasına inanamıyorum.
Sometimes siblings try to blackmail each other into doing favors, but it usually backfires.
Bazen kardeşler birbirine iyilikleri **şantajla yaptırmaya çalışır**, ama genelde ters teper.