"bilaterally" in Turkish
Definition
İki tarafın da eşit şekilde dahil olduğu veya etkilendiği durumlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi, diplomatik, tıbbi veya hukuki ortamlarda kullanılır. 'Anlaşma', 'görüşme', 'müzakere' gibi kelimelerle birlikte geçer. Gündelik dilde nadiren kullanılır.
Examples
The two countries agreed to solve the problem bilaterally.
İki ülke sorunu **iki taraflı olarak** çözmeyi kabul etti.
Trade discussions are often handled bilaterally.
Ticaret görüşmeleri çoğunlukla **iki taraflı olarak** yürütülür.
The disease affected him bilaterally in both knees.
Hastalık, iki dizinde de **iki taraflı olarak** etkili oldu.
Let's try to settle this issue bilaterally instead of involving others.
Bu konuyu başkalarını dahil etmeden **iki taraflı olarak** çözmeye çalışalım.
The agreement was reached bilaterally, with no third-party mediation.
Anlaşma, üçüncü bir arabulucu olmadan **iki taraflı olarak** sağlandı.
Doctors found the weakness occurred bilaterally, not just on one side.
Doktorlar zayıflığın sadece bir tarafta değil, **iki taraflı olarak** gerçekleştiğini buldu.