"beset with" in Turkish
Definition
Eğer biri veya bir şey sorunlarla veya zorluklarla kuşatılmışsa, her taraftan bunlarla mücadele ediyor demektir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya edebi bağlamlarda kullanılır; neredeyse her zaman 'problems', 'difficulties', 'challenges' gibi olumsuz kelimelerle birlikte gelir. Olumlu şeyler için kullanılmaz. Genellikle 'beset with/by problems/difficulties' kalıbında kullanılır.
Examples
The company was beset with financial problems.
Şirket **mali sorunlarla kuşatılmıştı**.
His plan was beset with challenges from the start.
Onun planı başından beri **zorluklarla doluydu**.
Their relationship is beset with misunderstandings.
İlişkileri **anlaşmazlıklarla dolu**.
The project became beset with delays after the new regulations were announced.
Yeni düzenlemeler açıklandıktan sonra proje **gecikmelerle doldu**.
Small towns are often beset with issues like unemployment and lack of resources.
Küçük kasabalar genellikle işsizlik ve kaynak eksikliği gibi **sorunlarla doludur**.
After months of being beset with doubts, she finally made a decision.
Aylarca **şüpheyle kuşatıldıktan** sonra nihayet bir karar verdi.