"berated" in Turkish
Definition
Birinin bir hata yaptığını düşünerek ona öfke ve ciddiyetle sert sözler söylemek, ağır bir şekilde azar çekmek.
Usage Notes (Turkish)
'Berated', hafif azardan çok daha ağır ve genellikle açıkça ya da şiddetli şekilde yapılan sert azarlamaları tanımlar. 'Azarlamak' ya da 'sertçe kınamak' gibi kullanılır. Hafif eleştiriler için kullanılmaz.
Examples
The teacher berated the student for not doing his homework.
Öğretmen ödevini yapmadığı için öğrenciyi **azarladı**.
He berated his friend for being late.
Arkadaşını geç kaldığı için **sertçe azarladı**.
The boss berated the team for missing the deadline.
Patron, takımını son tarihi kaçırdığı için **sertçe azarladı**.
She felt awful after her mother berated her for the broken vase.
Annesi kırık vazo için onu **sertçe azarlayınca** çok kötü hissetti.
The coach berated the players in front of everyone, which made them feel embarrassed.
Antrenör, oyuncuları herkesin önünde **azarladı** ve bu onları mahcup etti.
I was unfairly berated for something I didn’t even do.
Yapmadığım bir şey için haksız yere **azarlanmıştım**.