"befouled" in Turkish
Definition
Önceden temiz veya saf olan bir şeyi kirletmek ya da lekelemek. Hem fiziksel hem de mecazi anlamda kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Resmi veya edebi metinlerde tercih edilir. Özellikle 'su', 'itibar', 'hava' ile sıkça kullanılır; günlük konuşmada nadir.
Examples
The river was befouled by the factory’s waste.
Nehir, fabrikanın atıklarıyla **kirletildi**.
Her white dress was befouled after she fell in the mud.
Çamura düştükten sonra beyaz elbisesi **kirlenmişti**.
The air became befouled from the burning garbage.
Yanan çöpler nedeniyle hava **kirlenmişti**.
Over the years, tourists befouled the once-pristine beach.
Yıllar içinde, turistler bir zamanlar tertemiz olan sahili **kirletti**.
He realized too late that his anger had befouled his reputation.
Öfkesinin itibarını **lekelediğini** çok geç fark etti.
Centuries of war had befouled the once-beautiful city.
Yüzyıllar süren savaşlar, bir zamanlar güzel olan şehri **kirletti**.