아무 단어나 입력하세요!

"beckon" in Turkish

işaret etmekcezbetmek

Definition

El veya baş hareketiyle birini yanına çağırmak veya peşinden gelmeye davet etmek. Aynı zamanda cazip veya çekici olan şeyler için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Hem gerçek hem de mecaz anlamda kullanılır. Hikayelerde ya da sessizce biri çağrılırken yaygındır. Ayrıca cazip görünen şeyler için de kullanılır('plaj beni çağırıyor').

Examples

She beckoned to me from across the room.

O, odanın karşısından bana **işaret etti**.

The teacher beckoned the students to come closer.

Öğretmen, öğrencileri yanına gelmeleri için **işaret etti**.

Tom beckoned his dog to follow him.

Tom, köpeğine kendisini takip etmesi için **işaret etti**.

From the garden, the flowers seemed to beckon me outside.

Bahçeden, çiçekler beni dışarıya **cezbediyordu**.

He didn't say a word, just beckoned me to follow down the hallway.

Hiçbir şey söylemedi, sadece koridordan gitmem için bana **işaret etti**.

Adventure seemed to beckon at every turn on our trip.

Seyahatimizde her köşe başında **macera bizi cezbediyordu**.