"beat into" in Turkish
Definition
Bir şeyi sık sık tekrarlayarak birinin aklına veya alışkanlığına zorla yerleştirmek.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla 'kafasına kazımak' şeklinde mecaz anlamda kullanılır, fiili şiddet anlamı taşımaz; öğretmekte ısrarı vurgular.
Examples
The teacher tried to beat into us the importance of honesty.
Öğretmen bize dürüstlüğün önemini **kafamıza kazımaya** çalıştı.
My parents beat into me the habit of saving money.
Ailem bana para biriktirme alışkanlığını **kafama kazıdı**.
He had safety rules beaten into him at work.
Ona işyerinde güvenlik kuralları **kafasına kazındı**.
Don't worry if you forget; they'll beat it into you during training.
Unutursan sorun değil; eğitim sırasında sana bunu **kafanın içine işleyecekler**.
That basic math was beaten into my head as a kid.
O temel matematik çocukken benim **kafama kazındı**.
It was beaten into us that being late is unacceptable.
Bize geç kalmanın kabul edilemez olduğu **kafamıza kazındı**.