"badmouthing" in Turkish
Definition
Birisi hakkında genellikle arkasından olumsuz ve haksız şeyler söylemek, kötülemek.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olmayan, bazen kaba bir ifadedir. Genellikle 'badmouthing someone' şeklinde birini küçük düşürmek için kullanılır. Yapıcı eleştiriyle karıştırılmamalı; tamamen olumsuz anlam taşır.
Examples
Stop badmouthing your classmates.
Sınıf arkadaşlarını **arkasından kötülemeyi** bırak.
He got in trouble for badmouthing his boss.
Patronunu **arkasından kötülediği** için başı belaya girdi.
They were badmouthing the restaurant after their meal.
Yemekten sonra restoranı **kötülüyorlardı**.
She’s always badmouthing her ex in public.
Eski sevgilisini toplum içinde hep **kötülüyor**.
If you keep badmouthing the company, you might get fired.
Şirketi **kötülemeye** devam edersen işten atılabilirsin.
A little gossip is normal, but constant badmouthing creates a toxic environment.
Biraz dedikodu normaldir, ama sürekli **kötüleme** zehirli bir ortam yaratır.