"badmouth" in Turkish
Definition
Birisi veya bir şey hakkında, özellikle arkasından, haksız veya zararlı sözler söylemek.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ve olumsuz bir ifadedir; genellikle birinin yüzüne karşı değil, arkasından konuşmak için kullanılır. Dürüst eleştiriden farklıdır.
Examples
Please don't badmouth your classmates.
Lütfen sınıf arkadaşlarını **kötüleme**.
It is wrong to badmouth people behind their backs.
Birilerinin arkasından **kötülemek** yanlıştır.
She didn't badmouth anyone during the meeting.
Toplantıda kimsenin arkasından **kötülemedi**.
You shouldn't badmouth your old boss if you want a reference.
Referans istiyorsan eski patronunu **kötüleme**.
They love to badmouth the competition to get more customers.
Daha fazla müşteri için rakiplerini **kötülemeyi** seviyorlar.
I try not to badmouth anyone, even if they're not around.
Kimse yokken bile kimseyi **kötülememeye** çalışırım.