"at that" in Turkish
Definition
Bir olaya şaşırtıcı veya beklenmedik bir bilgi eklerken kullanılır. Bazen 'o anda' anlamında da kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle günlük konuşmada değil, yazılı ya da resmî dille kullanılır. 'Üstelik' ve 'o anda' gibi ifadelerle cümleye vurgu katılır.
Examples
He lost his job, and at that, his car broke down.
İşini kaybetti, **üstelik** arabası da bozuldu.
She was late, and at that, she forgot her homework.
Geç kaldı, **üstelik** ödevini de unuttu.
He finished the race in first place—and injured, at that.
Yarışı birinci bitirdi — **üstelik** yaralıydı.
She quit her job on Friday—and with no notice, at that.
Cuma günü işten ayrıldı — **üstelik** hiçbir uyarı yapmadan.
He managed to solve the problem himself, and in record time, at that.
Sorunu kendi başına çözdü — **üstelik** rekor sürede.
The movie was boring—and way too long, at that.
Film sıkıcıydı — **üstelik** çok uzundu.