"assimilate" in Turkish
Definition
Yeni bilgi, fikir veya kültürü tamamen benimseyip kendi parçası haline getirmek. Ayrıca bir grup veya topluma uyum sağlamak anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok akademik, kültürel veya bilimsel ortamlarda geçer. 'Bilgi özümsemek', 'immigrant asimile olmak' gibi kullanılır. Resmi bir kelimedir, günlük konuşmada az kullanılır. Kimi zaman kimliğin kaybolması gibi olumsuz bir anlam da taşıyabilir.
Examples
It's hard to assimilate so much new information at once.
Bir anda bu kadar çok yeni bilgiyi **özümsemek** zordur.
Children often assimilate new languages quickly.
Çocuklar genellikle yeni dilleri hızlıca **özümser**.
The new immigrants tried to assimilate into society.
Yeni göçmenler topluma **asimile olmayı** denediler.
It takes time to assimilate all the changes after moving to a new city.
Yeni bir şehre taşındıktan sonra tüm değişiklikleri **özümsemek** zaman alır.
He really struggled to assimilate into the company culture at first.
İlk başta şirket kültürüne **asimile olmakta** gerçekten zorlandı.
If you want to succeed abroad, it's important to assimilate some local customs.
Yurtdışında başarılı olmak istiyorsan bazı yerel gelenekleri **özümsemek** önemlidir.