"an eye for an eye" in Turkish
Definition
Bu deyim, yapılan yanlış veya zararın karşılığının aynısıyla verilmesi gerektiğini ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Adalet veya intikam ile ilgili ciddi tartışmalarda kullanılır; sonsuz intikam döngüsüne işaret ettiği için olumsuz anlam kazanabilir. Günlük konuşmada kullanılmaz.
Examples
Some people believe in an eye for an eye as justice.
Bazı insanlar adalet olarak **kısasa kısas**a inanır.
The law used to be an eye for an eye, but not anymore.
Eskiden yasa **kısasa kısas**tı, ama artık değil.
He hurt me, but I don’t want an eye for an eye.
Bana zarar verdi ama ben **kısasa kısas** istemiyorum.
If everyone lived by an eye for an eye, the world would be a harsh place.
Herkes **kısasa kısas** ile yaşasaydı, dünya sert bir yer olurdu.
Forgiving isn’t easy, but an eye for an eye solves nothing.
Affetmek kolay değil, ama **kısasa kısas** hiçbir şeyi çözmez.
She refused to follow the old an eye for an eye mentality.
Eski **kısasa kısas** düşüncesini takip etmeyi reddetti.