"amalgamated" in Turkish
Definition
Birden fazla grup, şirket veya kuruluşun tek bir yapı veya kuruluş hâline gelmiş olması.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve iş dünyasında sıkça geçer; şirket veya kuruluşların birleşmesi anlamında kullanılır. 'merged' ile benzerdir ama farklı yapıların bütünleşmesi vurgulanabilir.
Examples
The two banks amalgamated to become one larger bank.
İki banka **birleşerek** daha büyük bir banka oldu.
Several small companies were amalgamated into one national corporation.
Birkaç küçük şirket **birleşerek** ulusal bir şirkete dönüştü.
The departments were amalgamated to improve efficiency.
Bölümler, verimliliği artırmak için **birleştirildi**.
After months of negotiation, the local unions finally amalgamated into a single organization.
Aylar süren müzakerelerden sonra yerel sendikalar sonunda **birleşerek** tek bir kuruluş oldu.
The two styles were amalgamated to create a fresh, modern look.
İki stil, taze ve modern bir görünüm yaratmak için **birleştirildi**.
By 2010, most of the city's transport services had been amalgamated under one management.
2010 yılına gelindiğinde, şehrin ulaşım hizmetlerinin çoğu tek bir yönetim altında **birleştirildi**.