아무 단어나 입력하세요!

"agitating" in Turkish

kışkırtıcıçalkalayan

Definition

Bu kelime, birinin kaygı veya öfke gibi yoğun duygular hissetmesine neden olmak ya da bir sıvıyı fiziksel olarak karıştırmak veya çalkalamak anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Kelime genellikle akademik, bilimsel veya duygusal tanımlamalarda kullanılır. 'agitating the solution' bir sıvının karıştırılması, 'an agitating speech' ise insanları kışkırtan, heyecanlandıran bir konuşma anlamına gelir.

Examples

The scientist was agitating the mixture to help it dissolve.

Bilim insanı karışımın çözülmesine yardımcı olmak için karışımı **çalkalıyordu**.

He gave an agitating speech that made many people angry.

O, birçok insanı kızdıran **kışkırtıcı** bir konuşma yaptı.

The sound outside is agitating my dog, and he keeps barking.

Dışarıdaki ses köpeğimi **kışkırtıyor** ve o sürekli havlıyor.

Watching the news these days can be really agitating.

Günümüzde haberleri izlemek gerçekten **kışkırtıcı** olabiliyor.

Don't keep agitating the bottle, or it'll spill everywhere.

Şişeyi sürekli **çalkalama**, yoksa her yere dökülür.

Some people find crowded places agitating, while others enjoy the energy.

Bazı insanlar kalabalık yerleri **kışkırtıcı** bulurken, bazıları ise o enerjiden hoşlanır.