"acquiesce" in Turkish
boyun eğmekrazı olmak (isteksizce)
Definition
İstemeden ve sessizce bir durumu kabul etmek veya razı olmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve edebi bir kelimedir; günlük konuşmada nadiren kullanılır. 'boyun eğmek' aktif bir isteklikten çok, isteksiz kabullenmeye işaret eder.
Examples
She finally acquiesced to their demands.
Sonunda onların taleplerine **boyun eğdi**.
I will not acquiesce in this decision.
Bu karara **boyun eğmeyeceğim**.
Most people acquiesce to social pressure.
Çoğu insan sosyal baskıya **boyun eğer**.
He didn’t argue, just silently acquiesced.
O itiraz etmedi, sadece sessizce **boyun eğdi**.
Eventually, they acquiesced to the new rules.
Sonunda yeni kurallara **boyun eğdiler**.
You can complain, or you can acquiesce—it’s your choice.
Şikayet edebilirsin ya da **boyun eğebilirsin**—seçim senin.