"acolytes" in Turkish
Definition
Acolyte, özellikle dini törenlerde önemli bir kişiye yardımcı olan ya da bir lidere sadakatle bağlı olan kişidir.
Usage Notes (Turkish)
Sözcük, resmi veya edebi bağlamlarda kullanılır; sıradan arkadaşlar veya iş arkadaşları için kullanılmaz. Dini veya politik destekçiler için uygundur.
Examples
The priest was helped by several acolytes during the ceremony.
Rahibe törende birkaç **yardımcı** yardımcı oldu.
He was one of the king’s trusted acolytes.
O, kralın güvendiği **müridler** inden biriydi.
Many young acolytes helped light the candles in the church.
Birçok genç **yardımcı**, kilisedeki mumları yakmaya yardım etti.
The celebrity arrived, surrounded by her eager acolytes.
Ünlü kişi, etrafı hevesli **müritleri** ile çevrili olarak geldi.
His loyal acolytes always agree with everything he says, no matter what.
Onun sadık **müritleri** ne derse desin, her zaman ona katılır.
During the rally, the politician spoke confidently to his cheering acolytes.
Miting sırasında politikacı, tezahürat eden **müridlerine** kendinden emin bir şekilde konuştu.