"ablaze" in Turkish
Definition
Bir şey güçlü bir şekilde yanıyorsa veya çok parlak, canlı renklerle doluysa bu şekilde ifade edilir.
Usage Notes (Turkish)
'Ablaze' günlük 'yanmak'tan daha betimleyici ve şairanedir; sadece yangın değil, parlaklık veya heyecanı da anlatır. Örneğin: 'set ablaze', 'ışıklarla alevler içinde'.
Examples
The forest was ablaze after the lightning strike.
Yıldırım düştükten sonra orman **alevler içinde** kaldı.
The city was ablaze with lights during the festival.
Festival sırasında şehir **ışıl ışıl** ışıklarla doluydu.
Her face was ablaze with joy when she heard the good news.
Güzel haberi duyunca yüzü **sevinçle ışıl ışıl oldu**.
The building was set ablaze by the protestors last night.
Dün gece protestocular binayı **alevler içinde bıraktı**.
Children's eyes were ablaze with excitement at the parade.
Çocukların gözleri geçitte heyecandan **ışıl ışıldı**.
In autumn, the hills are ablaze with red and orange leaves.
Sonbaharda tepeler kırmızı ve turuncu yapraklarla **alevler içinde** olur.