"a late bloomer" in Turkish
Definition
Yetenekleri veya potansiyeli çoğu kişiden daha geç ortaya çıkan veya gelişen kimse.
Usage Notes (Turkish)
Sadece insanlar için kullanılır; akademik, sosyal ya da kariyer anlamında kullanılabilir. Olumlu ve empatik bir tondadır.
Examples
Tom is a late bloomer; he started speaking fluently only in high school.
Tom **geç gelişen bir kişi**; akıcı konuşmaya ancak lisede başladı.
Mary was a late bloomer in sports but became captain of the team in college.
Mary sporda **geç gelişen biri**ydi ama üniversitede takım kaptanı oldu.
Being a late bloomer can mean finding your passion at any age.
**Geç gelişen bir kişi** olmak, tutkunu herhangi bir yaşta bulmak anlamına gelebilir.
Don't worry about being a late bloomer—everyone grows at their own speed.
**Geç gelişen biri** olmaktan endişelenme—herkes kendi hızında gelişir.
My parents always said I was a late bloomer, but I'm happy with how things turned out.
Ailem hep benim **geç gelişen biri** olduğumu söylerdi ama geldiğim noktadan memnunum.
Sometimes being a late bloomer means you appreciate success even more.
Bazen **geç gelişen biri** olmak, başarıyı daha fazla takdir etmek anlamına gelir.