"a diamond in the rough" in Turkish
Definition
İlk bakışta sıradan gözüken ama geliştirildiğinde çok değerli veya yetenekli olabilecek kişi ya da şey.
Usage Notes (Turkish)
Görünüşe aldanmadan gerçek potansiyeli vurgulamak için kullanılır. Özellikle öğrenciler, çalışanlar veya takım üyeleri için kullanılır. Samimi ve olumlu bir ifadedir.
Examples
Everyone thinks Tom is a diamond in the rough at school.
Herkes Tom’u okulda **ham elmas** olarak görüyor.
She may be shy, but she's a diamond in the rough.
Utangaç olabilir ama o kesinlikle **ham elmas**.
This old house is a diamond in the rough.
Bu eski ev gerçekten bir **ham elmas**.
Give him a little training—he's a diamond in the rough who just needs to shine.
Ona biraz eğitim ver—o **ham elmas**, sadece parlaması gerekiyor.
We knew Sarah was a diamond in the rough when she joined the team—now she's our star player.
Sarah takıma katıldığında onun bir **ham elmas** olduğunu biliyorduk—şimdi takımın yıldızı.
That little café looks plain, but trust me, it's a diamond in the rough.
O küçük kafe sıradan görünüyor ama gerçekten bir **ham elmas**.