"walk right up" in Turkish
Definition
Hiç tereddüt etmeden veya duraksamadan birine ya da bir şeye doğrudan yaklaşmak.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada sıkça kullanılır ve cesur, özgüvenli bir hareketi anlatır. Genellikle 'walk right up and...' gibi kalıplarla kullanılır. Dolaylı veya tereddütlü yaklaşım için uygun değildir.
Examples
He walked right up to the teacher and asked a question.
O, öğretmene **doğrudan yaklaşıp** bir soru sordu.
You can just walk right up to the counter and order.
Direkt olarak tezgaha **doğrudan yaklaşabilir** ve sipariş verebilirsin.
She walked right up to the dog to pet it.
O, köpeğe **doğrudan yaklaşıp** onu sevdi.
Just walk right up and introduce yourself—don’t wait around.
Sadece **doğrudan yaklaş** ve kendini tanıt—bekleme.
I couldn’t believe he would just walk right up to the CEO and start talking.
Onun doğrudan CEO'ya **yaklaşıp** konuşmaya başlamasına inanamadım.
We watched her walk right up to the group without any fear.
Onun hiçbir korku olmadan gruba **doğrudan yaklaştığını** izledik.