好きな単語を入力!

"trundle" in Turkish

ağır ağır ilerlemek (tekerlekli)yavaşça sürmek

Definition

Bir nesne ya da kişinin, genellikle tekerlek üzerinde, yavaş ve ağır bir şekilde hareket etmesi ya da böylece itmek.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik dilde sık kullanılmaz; biraz edebi veya tanımlayıcıdır. 'trundle', yavaş ve hantal ilerlemeyi, genellikle tekerlekli eşya veya yorgun birini tarif ederken kullanılır.

Examples

The old man trundled his cart down the street.

Yaşlı adam arabasını sokakta ağır ağır **sürdü**.

Children trundled their toy trucks in the sandbox.

Çocuklar, kum havuzunda oyuncak kamyonlarını ağır ağır **sürdüler**.

A suitcase trundled past us on the conveyor belt.

Bir bavul, taşıma bandında yanımızdan ağır ağır **geçti**.

She trundled out of bed and made her way to the kitchen.

O, yataktan ağır ağır **kalkıp** mutfağa gitti.

The bus trundled up the hill, engine coughing the whole way.

Otobüs, motoru öksürerek bütün yol boyunca yokuşu ağır ağır **tırmandı**.

We watched clouds trundle across the sky all afternoon.

Bütün öğleden sonra, bulutların gökyüzünde ağır ağır **ilerlediğini** izledik.