好きな単語を入力!

"synchronise" in Turkish

senkronize etmek

Definition

İki veya daha fazla şeyi aynı anda yapmak ya da tamamen uyumlu ve birlikte çalışmasını sağlamak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'ile' ile kullanılır: 'telefonunu bilgisayarınla senkronize et'. Hem teknik hem genel kullanımda geçer; zaman, hareket veya veri için uygundur.

Examples

You can synchronise your watch with the official time.

Saatini resmi saatle **senkronize** edebilirsiniz.

The dancers synchronise their movements during the show.

Dansçılar gösteri sırasında hareketlerini **senkronize** ederler.

The two computers synchronise data every hour.

İki bilgisayar her saat verileri **senkronize** eder.

Let me synchronise my calendar with yours so we don’t double-book.

Takvimimi seninkiyle **senkronize** edeyim ki aynı anda iki şey ayarlamayalım.

We need to synchronise our steps to make the routine look smooth.

Rutin düzgün gözüksün diye adımlarımızı **senkronize** etmeliyiz.

After you synchronise your phone, all your photos will appear on your computer.

Telefonunu **senkronize** ettikten sonra tüm fotoğrafların bilgisayarında görünecek.