"marquee" in Turkish
Definition
Partiler, düğünler veya sergilerde kullanılan büyük bir çadır. Amerikan İngilizcesinde ayrıca tiyatro veya sinema girişindeki ışıklı tabelayı ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
İngiltere ve Commonwealth'te genellikle sadece çadır anlamında kullanılır. ABD'de tiyatro veya sinema girişindeki ışıklı tabela için de kullanılır. 'Marquis' (soylu unvanı) ile karıştırmayın. Teknolojide kayan yazı anlamı da vardır.
Examples
We set up a marquee in the garden for the wedding.
Düğün için bahçeye bir **büyük çadır** kurduk.
The theater's marquee displayed the new movie title.
Tiyatronun **ışıklı tabelasında** yeni filmin adı yazıyordu.
The birthday party was held under a marquee because it was raining.
Yağmur olduğu için doğum günü partisi **büyük çadırın** altında yapıldı.
His name was up in lights on the marquee downtown.
Adı şehir merkezindeki **ışıklı tabelada** ışıklarla yazıyordu.
They rented a marquee for the music festival to keep everyone dry.
Herkesin kuru kalması için müzik festivali için bir **büyük çadır** kiraladılar.
The old cinema still has a classic marquee over the entrance.
Eski sinemanın girişinde hâlâ klasik bir **ışıklı tabela** var.