"hassles" in Turkish
Definition
Gündelik hayatta ekstra çaba veya rahatsızlık gerektiren ufak tefek, can sıkıcı sorun ya da sıkıntılar. Genellikle ciddi olmayan problemler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Günlük, samimi konuşmalarda kullanılır. Ciddi ve acil problemlerde değil, küçük sıkıntılarda tercih edilir. Sıklıkla çoğul halde kullanılır.
Examples
I don't like the hassles of commuting to work.
İşe gidip gelmenin **sorunları**ndan hoşlanmıyorum.
There are always some hassles when moving to a new house.
Yeni bir eve taşınırken her zaman bazı **uğraşlar** olur.
Dealing with paperwork can bring a lot of hassles.
Evrak işleriyle uğraşmak çok fazla **sorun** çıkartabilir.
After all the travel hassles, we finally made it to the hotel.
Tüm yolculuk **sorunları**ndan sonra nihayet otele vardık.
Skip the hassles—buy your tickets online.
**Sorunlarla** uğraşmayın—biletlerinizi online alın.
I was tired of the weekly hassles at the bank, so I switched branches.
Bankadaki haftalık **uğraşlardan** bıktığım için şube değiştirdim.