"leave one to your own devices" in Turkish
Definition
Birine yardım veya yönlendirme yapmadan kendi kararlarını almasına ve hareket etmesine izin vermek.
Usage Notes (Turkish)
Bu deyim bazen olumlu (bağımsız bırakmak), bazen olumsuz (kontrolsüz bırakmak) anlamına gelebilir. Teknolojik cihazlarla ilgili değildir.
Examples
When children are left to their own devices, they play in creative ways.
Çocuklar **kendi hallerine bırakılınca** yaratıcı bir şekilde oynarlar.
If you leave her to her own devices, she can finish the project alone.
Onu **kendi haline bırakırsan**, projeyi tek başına bitirebilir.
My parents rarely left me to my own devices when I was young.
Çocukken ailem beni nadiren **kendi halime bırakırdı**.
She gets bored if you leave her to her own devices for too long.
Onu uzun süre **kendi haline bırakırsan** sıkılır.
Sometimes it's good to leave people to their own devices so they can learn for themselves.
Bazen insanları **kendi haline bırakmak** iyidir, böylece kendileri öğrenebilirler.
The students were left to their own devices during the free period.
Serbest derste öğrenciler **kendi hallerine bırakıldı**.