"torturous" en Turkish
Definición
Çok acı verici veya katlanılması zor bir durumu belirtir. Genellikle fiziksel ya da duygusal anlamda aşırı zorluklar için kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok duygusal veya fiziksel acı için kullanılır. 'işkence gibi süreç', 'dayanılmaz bekleyiş' gibi ifadelerde rastlanır. 'Tortuous' (kıvrımlı) ile karıştırmayın.
Ejemplos
The exam was a torturous hour for me.
Sınav, benim için **işkence gibi** bir saatti.
Waiting for the news was torturous.
Haberleri beklemek **işkence gibiydi**.
He described his recovery as torturous.
İyileşme sürecini **dayanılmaz** olarak tanımladı.
That meeting felt absolutely torturous—it never seemed to end.
O toplantı gerçekten **işkence gibiydi**—hiç bitmeyecek gibiydi.
Her explanation of the rules was so torturous that nobody understood anything.
Kuralları açıklaması o kadar **dayanılmazdı** ki hiç kimse bir şey anlamadı.
The path up the mountain was torturous, but the view was worth it.
Dağa çıkan yol **işkence gibiydi** ama manzara buna değerdi.