"nonchalant" en Turkish
Definición
Bir kişi kaygısızsa, genellikle başkalarının endişeleneceği durumlarda bile rahat ve sakin kalır.
Notas de Uso (Turkish)
'Kaygısız' daha çok resmi veya yazılı dilde kullanılır. 'Nonchalant attitude' şeklinde, özellikle bulunduğu sakinlik şaşırtıcı ise tercih edilir. 'Umursamaz' kelimesi burada duygusuzluk değil, rahatlık anlamında. 'Dikkatsiz' ile karıştırmayın.
Ejemplos
He looked nonchalant during the interview.
Mülakat sırasında **kaygısız** görünüyordu.
She gave a nonchalant shrug and walked away.
Omuz silkerek **kaygısızca** uzaklaştı.
Tom tried to act nonchalant, but he was nervous.
Tom **kaygısız** görünmeye çalıştı ama aslında gergindi.
Even when everyone panicked, she remained totally nonchalant.
Herkes paniklediğinde bile o tamamen **kaygısız** kaldı.
"Yeah, whatever," he said with a nonchalant smile.
"Evet, neyse," dedi **kaygısızca** gülümseyerek.
You can’t be so nonchalant about your grades if you want to improve.
Notlarını önemsemeden bu kadar **kaygısız** olamazsın, ilerlemek istiyorsan.