"muddle" en Turkish
Definición
Kargaşa; bir şeylerin karışık ve anlaşılmaz hali. Fiil olarak, işleri karıştırıp belirsiz veya anlaşılmaz yapmak anlamına gelir.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle günlük dilde kullanılır. 'muddle through'—bir şekilde başa çıkmak; 'get into a muddle'—karışıklığa düşmek. 'muddle up' ile de sık kullanılır.
Ejemplos
The papers are in a muddle on my desk.
Masamda kağıtlar tam bir **kargaşa** içinde.
Don't muddle the two recipes or the cake won't taste right.
İki tarifi **karıştırma**, yoksa kek güzel olmaz.
He got into a muddle with his math homework.
Matematik ödevinde **kargaşa**ya düştü.
I often muddle through Monday mornings without enough coffee.
Pazartesi sabahları genellikle yeterince kahvesiz **bir şekilde idare ederim**.
Sorry if I muddled up your plans by changing the meeting time.
Toplantı saatini değiştirerek planlarını **karıştırdıysam** özür dilerim.
After traveling for hours, my thoughts were a bit of a muddle.
Saatlerce yolculuktan sonra düşüncelerim biraz **kargaşa** içindeydi.