"languished" en Turkish
Definición
Bir kişinin, fikrin ya da şeyin zamanla giderek güç kaybetmesi, önemini yitirmesi veya ilgisiz kalmasi durumudur.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok resmi ve edebi anlatımlarda uzun süre ihmal edilme veya yavaşça kötüleşme anlamında kullanılır; 'languished in prison' ifadesi hapiste yıllarca acı çekmeyi anlatır.
Ejemplos
The plant languished without water for days.
Bitki günlerce susuz kalıp **güçsüzleşti**.
He languished in prison for ten years.
O on yıl hapiste **gözden düştü**.
The old house languished on the market for months.
Eski ev aylarca piyasada **ilgisiz kaldı**.
Their proposal languished on the manager's desk, never getting approved.
Teklifleri müdürün masasının üzerinde **gözden düştü** ve hiçbir zaman onaylanmadı.
After her friends moved away, she languished in loneliness.
Arkadaşları taşındıktan sonra yalnızlık içinde **güçsüzleşti**.
My motivation really languished during those long winter months.
O uzun kış aylarında motivasyonum gerçekten **güçsüzleşti**.