¡Escribe cualquier palabra!

"incredulous" en Turkish

şüpheciinanamaz şekilde

Definición

Bir şeyi inanmak istemeyen veya inanamayan, şüphe gösteren kişi için kullanılır.

Notas de Uso (Turkish)

Genellikle 'bakış', 'ses' veya 'ifadeyle' beraber kullanılır; tepkileri anlatır. 'İnanılmaz' anlamındaki 'incredible' ile karıştırmayın.

Ejemplos

She gave an incredulous look when she heard the news.

Haberi duyunca **şüpheci** bir bakış attı.

His incredulous voice showed that he didn’t believe me.

Onun **şüpheci** sesi bana inanmadığını gösterdi.

The teacher was incredulous when no one did their homework.

Kimse ödev yapmayınca öğretmen **şüpheci** kaldı.

“Are you serious?” he asked, an incredulous smile on his face.

"Cidden mi?" diye sordu, yüzünde **şüpheci** bir gülümsemeyle.

I was incredulous at how quickly everything happened.

Her şeyin bu kadar hızlı olmasına **şüpheci** yaklaştım.

He sounded incredulous, but the story was true.

O **şüpheci** görünüyordu ama hikaye doğruydu.