"hold back" en Turkish
Definición
Bir şeyi ya da birini durdurmak, bastırmak veya bir duygu ya da fikri ifade etmemek. İlerlemeyi engellemek anlamına da gelir.
Notas de Uso (Turkish)
Duygusal ('hold back tears' - gözyaşlarını tutmak) ve ilerleme engellemede kullanılır ('hold back someone from success'). 'Hold up' ile karıştırmayın.
Ejemplos
He tried to hold back his laughter in class.
Sınıfta gülmesini **tutmaya çalıştı**.
Don't hold back your ideas during the meeting.
Toplantıda fikirlerini **tutma**.
Sometimes fear can hold back your progress.
Bazen korku ilerlemeni **geri çekebilir**.
She couldn't hold back her tears at the wedding.
Düğünde gözyaşlarını **tutamadı**.
Why do you always hold back when things get tough?
Neden işler zorlaştığında her zaman **geri çekiliyorsun**?
His shyness tends to hold back his career.
Çekingenliği genellikle kariyerini **geri çekiyor**.