¡Escribe cualquier palabra!

"field a question" en Turkish

soruya cevap vermek (resmi ortamda)soruyu yanıtlamak

Definición

Toplantı, röportaj veya basın toplantısı gibi resmi ortamlarda gelen bir soruya cevap vermek veya ilgilenmek.

Notas de Uso (Turkish)

Resmi veya profesyonel ortamlarda kullanılır; sıradan veya gündelik sorular için kullanılmaz.

Ejemplos

The manager had to field a question during the meeting.

Yönetici toplantı sırasında **bir soruya cevap vermek** zorunda kaldı.

She confidently fielded a question from the reporter.

O, gazetecinin **sorusunu kendinden emin şekilde yanıtladı**.

Politicians often have to field questions at press conferences.

Siyasetçiler genellikle basın toplantılarında **soruları yanıtlamak** zorunda kalır.

He handled the tough interview and fielded every question smoothly.

Zor röportajı iyi yönetti ve **her soruya sorunsuz cevap verdi**.

Can you field a question about the new policy if someone asks?

Biri yeni politika hakkında soru sorarsa, **bir soruya yanıt verebilir misin**?

During the Q&A, the team leader was quick to field tricky questions from the audience.

Soru-cevap sırasında, takım lideri seyircilerden gelen **zor soruları hızlıca yanıtladı**.