"bring down the curtain" en Turkish
Definición
Bir şeyi, özellikle bir tiyatro oyununu veya etkinliği bitirmek; genellikle bir şeyin sona erdiğini belirtmek için mecaz anlamda kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Hem tiyatroda gerçek anlamıyla, hem de kalıcı bir son anlamında mecaz olarak kullanılır. Daha çok resmi veya edebi bağlamlarda görülür, günlük konuşmaya uygun değildir. Sıklıkla 'bring down the curtain on...' kalıbıyla kullanılır.
Ejemplos
At the end of the show, they bring down the curtain.
Gösterinin sonunda **perdeyi indirirler**.
The company decided to bring down the curtain on the old project.
Şirket, eski projeyi **perdeyi indirerek** bitirmeye karar verdi.
After fifty years, the festival will bring down the curtain.
Elli yıl sonra, festival **perdeyi indirecek**.
With that final speech, the actor brought down the curtain on a brilliant career.
O son konuşmasıyla, oyuncu parlak kariyerine **perdeyi indirdi**.
It’s finally time to bring down the curtain on this long-running debate.
Nihayet bu uzun süren tartışmada **perdeyi indirme** zamanı geldi.
When they lost their biggest client, it brought down the curtain on the whole department.
En büyük müşterilerini kaybedince, bu durum tüm departmanda **perdeyi indirdi**.