"breeze in" en Turkish
Definición
Bir yere hızlıca, kolayca ya da rahatça girmek, genellikle beklenmedik şekilde.
Notas de Uso (Turkish)
Gayriresmî bir ifade, rahat ya da aniden bir yere giren kişiyi anlatır. Sıklıkla konuşma dilinde, nadiren resmî yazıda kullanılır.
Ejemplos
He breezed in just before the meeting started.
Toplantı başlamadan hemen önce **rahatça içeri girdi**.
She always breezes in with a big smile.
O, her zaman kocaman bir gülümsemeyle **rahatça içeri girer**.
The cat breezed in after being outside all day.
Kedi bütün gün dışarıda olduktan sonra **rahatça içeri girdi**.
You can't just breeze in late and expect everyone to wait for you.
Geç kalıp öylece **birdenbire gelmek** ve herkesin seni beklemesini bekleyemezsin.
Mark just breezed in like nothing happened after missing three days of work.
Mark üç gün işe gelmemişti ama hiçbir şey olmamış gibi **rahatça içeri girdi**.
I watched her breeze in and suddenly the whole room felt lighter.
Onun **rahatça içeri girdiğini** gördüm ve birden tüm oda hafifledi.