"bower" en Turkish
Definición
Genellikle bahçede, sarmaşık veya yapraklarla örtülü huzurlu ve gölgeli dinlenme alanı ya da bazı kuş türlerinin eşini çekmek için yaptığı süslü yapı.
Notas de Uso (Turkish)
Günlük konuşmada çok kullanılmaz; edebi, şiirsel veya bahçe anlatımlarında geçer. Kuşlarda, erkek kuşun dişiyi çekmek için yaptığı özel yapıya denir.
Ejemplos
We sat in the bower and enjoyed the quiet afternoon.
Biz **çardakta** oturup sessiz bir öğleden sonra geçirdik.
The roses covered the garden bower.
Güller, bahçedeki **çardağı** sardı.
The bird built a bower to attract a mate.
Kuş, eşini çekmek için bir **çardak** yaptı.
Alice slipped into the cool bower to escape the summer sun.
Alice, yaz güneşinden kaçmak için serin **çardağa** girdi.
They decorated the bower with fairy lights for the garden party.
Onlar, bahçe partisinde **çardağı** ışıklarla süslediler.
The old poem described a secret bower where lovers would meet.
Eski şiir, sevgililerin buluştuğu gizli bir **çardak**tan söz ediyordu.