اكتب أي كلمة!

"yield up" بـTurkish

teslim etmekaçığa çıkarmak

التعريف

Genellikle isteksizce veya zorla bir şeyi teslim etmek ya da gizli bir gerçeği ortaya çıkarmak.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Günlük konuşmada nadirdir; daha çok resmi, edebi veya hukuki metinlerde yer alır. Hem somut hem de soyut şeyler için kullanılır.

أمثلة

They refused to yield up the documents.

Onlar belgeleri **teslim etmeyi** reddetti.

The search finally yielded up the missing keys.

Aramalar sonunda kayıp anahtarlar **ortaya çıktı**.

He was forced to yield up his seat to the elderly woman.

O, yaşlı kadına koltuğunu **teslim etmek** zorunda kaldı.

Even after hours of questioning, the suspect wouldn't yield up any information.

Saatlerce sorguya rağmen, şüpheli hiçbir bilgi **vermiyordu**.

Sometimes history refuses to yield up its secrets easily.

Bazen tarih sırlarını kolayca **açığa çıkarmaz**.

After negotiation, the company finally yielded up control to the new owners.

Görüşmelerden sonra şirket sonunda kontrolü yeni sahiplerine **teslim etti**.