"upheaval" بـTurkish
التعريف
Toplumda, siyasette veya hayatta beklenmedik ve büyük değişiklik ile karmaşa ve düzensizlik oluşması.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok resmi ve edebi dilde kullanılır; gündelik konuşmada nadirdir. 'social upheaval', 'political upheaval', 'emotional upheaval' gibi büyük ölçekli karışıklıklar için kullanılır. 'Upbeat' ile karıştırmayın.
أمثلة
The country is experiencing an economic upheaval.
Ülke ekonomik bir **çalkantı** yaşıyor.
There was great upheaval after the new law was passed.
Yeni yasa geçtikten sonra büyük bir **çalkantı** yaşandı.
Moving to a new city can be an emotional upheaval.
Yeni bir şehre taşınmak duygusal bir **çalkantı** olabilir.
After months of political upheaval, things finally calmed down.
Aylar süren siyasi **çalkantı**dan sonra nihayet işler sakinleşti.
The company merger caused a lot of workplace upheaval.
Şirket birleşmesi işyerinde çok fazla **çalkantı**ya neden oldu.
Teenage years are often a time of personal upheaval.
Ergenlik yılları genellikle kişisel **çalkantı** dönemidir.