"untenable" بـTurkish
التعريف
Bir argüman, görüş veya durumun mantıklı olmadığı için savunulamaz ya da sürdürülemez olması.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'untenable' genellikle tartışma, sav veya durumlar için kullanılır; fiziksel nesneler için kullanılmaz. 'untenable position', 'untenable argument' gibi ifadelerde yaygındır.
أمثلة
His argument was untenable and nobody agreed with him.
Onun argümanı **savunulamazdı** ve kimse ona katılmadı.
The company's plan was untenable in the current market.
Şirketin planı mevcut piyasada **sürdürülemezdi**.
It would be untenable to keep working with no break.
Hiç ara vermeden çalışmaya devam etmek **sürdürülemez** olurdu.
After the scandal, his position at the company became untenable.
Skandaldan sonra şirketteki pozisyonu **savunulamaz** hale geldi.
The theory sounded interesting, but it was scientifically untenable.
Teori ilginç görünüyordu ama bilimsel olarak **savunulamazdı**.
Trying to deny the evidence quickly became untenable for the defense lawyer.
Savunma avukatı için kanıtı inkar etmeye çalışmak hızla **savunulamaz** hale geldi.